Değerler Eğitimi

Yürekdede İle Padişah Kitabının Özeti

18.11.2020
238
Yürekdede İle Padişah Kitabının Özeti

Yürekdede İle Padişah Kitabının Özeti

Sevgili öğrenciler kıymetli veliler bu yazımızda Cahit Zarifoğlunun Yürekdede İle Padişah Kitabının Özeti anlatacağım. Öğrencilerime mutlaka okuttuğum bir kitaptır. Geri dönütler aldığımda da çok beğendiklerini söylüyorlar.

Kitabın Yazarı: Cahit Zarifoğlu

Kitabın Sayfa Sayısı: 87 ( Beyan Yayıncılık Baskısında)

Bu kitapta

  • Tevekkülü
  • Şükretmeyi
  • Cömertliği
  • Eşler arasındaki saygı, sevgi ve muhabbet ismi gibi zarif bir dille anlatmıştır.

Çok önceleri, kış aylarının ayazına karşı korunaklı bir  durumda olan bir köyde yaşlı bir adam ile kendi gibi yaşlı bir eşi  yaşarmış. Bu çift genç yaşlarda   evlenmişler. Aradan uzunca bir zaman geçmiş 80’li  yaşlara gelmişler.

Yürekdede, yaşadığı yerde gençlik yıllarında “Yürek Hasan” lakabıyla tanınırmış. Bu isim ona nereden kaldı, kim verdi bilen yokmuş. Yürek Hasan’ın karısı da Yürek Hasan’ın Ayşe’si olarak köyde nam salmış.

Yürek dede ile Ayşe Nine   ömürlerinde bu yaşa kadar Allah’a kulluk yolunda çalışmışlar, ömürlerini  bu yolda amaç edinmişler. İşte bu ikisi de (Yürek dede, Ayşe) tatlı mı tatlı hikayemizin kahramanları köyün korunaklı  olması ile geçirdikleri   kıştan sonra ilkbaharın sonunda gelen yazı   rahatlıkla burada geçiremezler. Ve nihayet böyle geçip giden kışın bitiminde yaylaya göç zamanı gelmiş .   Göç Kafileleri yola çıkmış.  Yürek Hasan ile Ayşe Nine son kafileye bile maalesef  yetişememişler. Ve nihayet yine bir gün güneş doğmadan  , sabah namazlarını   kıldıktan sonra göçün yolunu tutmuşlar.

Senelerce  kendilerine hizmet eden eşekleri öldüğü zaman  Yürek Hasan pazara gitmiş ve  küçük sevimli bir deveyi bir güzel söz, bir sevgiye   almış. Daha sonra göç için hazırladıkları eşyalarını toplayıp yeni aldıkları develerine yüklemişler .

Yürekdede İle Padişah özetin devamı

Bir zaman gitmişler, epey yol almışlar. Yürek dede ile Ayşe Nine çok yorulmuş ve dinlenmek için çadırlarını kurmuşlar  .   Tam da bu sırada Padişah ve vezirleri oradan geçmekteydiler …

Aşağıdan atlılar gelir. Misafirlerini ellerinde ne varsa bir güzel  doyurur, onlara layık olsun diye elleri ayakları olan develerini karışı ile anlaşıp keser, onları ağırlar. Misafirlerin içlerinde En saygı gösterileni Dede’nin Cuma günü kentin  camisine gelerek orada  Padişah’a isteğini  bildirmesini söyler. Daha sonra  karanlık basmadan teşekkür ederek giderler.

Yürek Dede cuma günü kentin  camisinde Padişah’ın hutbesini dinler.   Dede Padişah’a deve isteğini bir türlü diyemez. Allah’tan istemesinin daha doğru olduğuna karar verip geri çadır kurduğu yere döner.

Tekrardan yola koyulurlar. Hem yaşlı olmaları hem de develerinin olmaması sebebiyle çok fazla yol gidemezler. Tekrardan konaklamaya karar verirler. Çadır kurmak için kazık çaktığında kazık bir türlü gitmiyormuş. Taş olduğunu zannedip yerinden çıkarınca bir de bakmışlar ki bir kazan, içinde de define. Yürekdede Allah’tan istenilmesinin ne kadar doğru bir karar olduğunu bir kez daha anlayıp şükretmiş. Kazanın içindekileri fakirlerle paylaşmak için tekrardan  şehre inmiş. Şehirden gelirken de  yanına sadece bir deve almış. Binmeye kıyamayıp yanında getirmiş, hanımının ne kadar sevineceğini tahmin etmeye çalışarak.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.