Değerler Eğitimi

Nazım Hikmet’in Hayatı (Nazım Hikmet Ran)

Genel
06.11.2018
674

Nazım Hikmet’in Hayatı (1902-1963)

Nazım Hikmet’in Hayatı maddeler halinde bakalım;

  • Moskova’da eğitim gördü, 1924’te Türkiye’ye döndü. Şiir ve yazıları nedeniyle 15 yıl hapsi istenince Moskova’ya kaçtı.
  • Toplumcu gerçekçi sanat anlayışının edebiyatımızdaki öncüsü kabul edilir  ve aynı zaman da en önemli temsilcisidir.
  • Hem kendi kuşağını hem 1960 sonrası şairlerimizi derinden etkilemiştir.
  • İlk şiirlerinde heceyi kullanmış, geleneksel şiirimizden yararlanmıştır.
  • 1921’de Moskova’ya gittiği yıllarda  Rus şiirinin tesirinde kalmış, 1928’de yurda döndüğünde Nazım Hikmet  toplumcu şiir anlayışıyla dönmüştür.
  • Moskova’daki yıllarında fütürizmin ve bu akımın önemli isimlerinden Mayakovski’nin etkisinde kalarak hece veznini bırakıp serbest şiire yönelmiştir.
  • Toplumcu gerçekçiliği benimsemesinin sonucu olarak ölçü, uyak gibi biçimsel ögelere değil içeriğe önem vermiştir.
  • Şiirde özü temel alarak özü biçimsel kalıplardan kurtarmış, dizeci anlayışı yıkmış, nesnel ve somut bir şiir geliştirmiştir.
  • Harflerin büyük ve küçük kullanımındaki değişikliklere, satır uzunluklarının ve dizilişlerinin dalgalanmasıyla şiirde biçimsel yenilikler yapmıştır.
  • Şiirleri basamaklandırılmış bir düzen gösterir. Uzun dizelerin ardında gittikçe kısaların kırık dize kümeleri oluşturmuş, bazen sözcükleri ortasından kesmiş bazen de heceye indirgemiştir.
  • Şiirlerinde genellikle ilk dize büyük, sonraki dizeler küçük harfle başlar.
  • 1929-1936 arası şiirlerinde doğaya, kendi yaşamına, hapis yıllarına, toplumsal yergilere ve tarihsel gerçeklere yer vermiştir.
  • 1950-1963 arası şiirlerine baktığımızda  memleket özlemi, barış, ölüm, aşk gibi konuları işlemiştir.
  • “Şeyh Bedrettin Destanı”’nda şiirini tam anlamıyla ulusal birleşime ulaştıran sanatçı, divan ve halk şiiri söyleyişlerini çağdaş bir şiir anlayışı içinde eritmeye başlamıştır.
  • “Memleketimden İnsan Manzaraları” adlı eseri beş cilt halinde yayımlanmıştır. Düz yazı, şiir, senaryo tekniklerinin iç içe kullanıldığı bu eserde Türkiye’nin 190-1941 yılları arasındaki (II. Meşrutiyet – II. Dünya Savaşı) toplumsal görünümü ele alır.
  • Yapay destanlarımızdan olan “Kurtuluş Savaşı Destanı”, işgal altındaki vatan topraklarında, isimsiz kahramanların bağımsızlık için verdiği mücadelenin manzum hikâyesidir.

Nazım Hikmet Ran Eserleri:

Şiir:  835 Satır, Jakond ile Si-Ya-U, Varan 3, 1+1= Bir, Sesini Kaybeden Şehir, Portreler, Taranta Babu’ya Mektuplar, Simavne Kadısının Oğlu, Şeyh Bedrettin Destanı, Gece Gelen Telgraf, Kurtuluş Savaşı Destanı, Dört Hapishaneden Rubailer, Benerci Kendini Niçin Öldürdü,  Yatar Bursa Kalesinde, Memleketimden İnsan Manzaraları, Yeni Şiirler, Kuvâyi Milliye, Son Şiirleri, İlk Şiirler, La Fontaine’den Masallar
Oyun: Kafatası,Kadınların İsyanı, Ferhad ile Şirin, Yusuf ile Menofis, Demokles’in Kılıcı
Roman: Kan Konuşmaz,  Yeşil Elmalar, Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim
Öykü-Masal: Hikâyeler, Çeviri Hikâyeler, Masallar Yazılar: Sanat, Edebiyat, Kültür, Dil, Yazılar, Konuşmalar

Şükrü OFLU(Alıntıdır)

Nazım Hikmetin En Güzel Sözleri

Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin, sen ülkemin yaz geceleri gibisin, sen memleketim kadar güzelsin ve güzel kal… (Aşk Mönüsü)

Telefonu geldi aniden, dilinde kelimeler bir şeyler söylüyordu. Gülerek yaz geçti, kış geçti benden bir bahar geçti ben senden geçmedim. (Bahar Gülü)

Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,  dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey… Fakat artık ümit yetmiyor bana, ben artık şarkı dinlemek değil şarkı söylemek istiyorum…  (Seni Düşünmek)

Sevdiğin müddetçe ve sevebildiğin kadar, sevdiğine her şeyini verdiğin müddetçe ve verebildiğin kadar gençsin. (Ölçü)

Neş’e kavganın musikisidir. Neş’e… İyi şeydir vesselam, – baş döndürmezse eğer – (Berkley…)

Nazım Hikmet’in Hayatı

Tahirle Zühre Meselesi

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Değerler Eğitimi

Necip Fazıl Kısakürek Hayatı, Edebi Kişiliği (Afişli)

Aşık Veysel Şatıroğlu’nun Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri (Afişli)

Namık Kemal Kimdir, Namık Kemal’in Edebi Kişiliği

Nazım Hikmet’in Hayatı

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.