DEĞERLERİNE DEĞER KAT
Sitemize Hoşgeldiniz.

Çalışkanlık İle İlgili Masal Örneği

Çalışkanlık İle İlgili Masal Örneği

Çalışkanlık İle İlgili Masal Örneği

Çalışkanlık İle İlgili Masal Örneği

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde kendi halinde yaşayan bir aile varmış. Bu aile o kadar fakir o kadar fakirmiş ki bir çift ayakkabıyı bile sırayla giyerlermiş. Üç kardeş anneleri öldüğü için babaları ile birlikte, köyün biraz ilerisindeki evde yaşarlarmış. Babaları çocuklarına daima çalışkan olmaları, bir iş güç sahibi olmaları için sürekli öğütler verirmiş. Gel zaman git zaman derken bir gün babası çocuklarını yanına çağırmış. Benim sizden sakladığım bir şey var. Biliyorsunuz benim artık yaşım çok ilerledi. Hayat ne getirir bilemiyorum. Onun için mirasını şimdiden sizlere pay edeceğim demiş. Tüm çocuklar şaşırmış. Biz bir lokma ekmeğe muhtacız, bu evden başka bir şeyimiz yok. Bu evde zaten yıkılmak üzere. Önce bir anlam verememişler bu duruma. Küçük çocuk babam şaka yaptı galiba demiş ve ortanca kardeşle gülüşmüşler .

Abileri kardeşlerine sessiz olmalarını söylemiş ve babasına dönerek ne mirası baba, demiş. Adam benim sizden sakladığım bir hazinem var demiş. Kim bana güzel bir işle gelirse, çalışkanlığını gösterirse hazineyi ona verecek demiş. Babaları önceden hazırladığı uç azık torbasını çocuklarına vermiş tüm az buçuk parasını da üçe bölüp ceplerine koymuş ve hadi yolunuz açık olsun demiş.

Devamı….

Çocuklar azıklarını sırtlarına alıp düşmüşler yollara. Az girmişler, uz gitmişler dere tepe düz gitmişler. Üçlü bir yol ayrımına gelmişler. Herkes bir yoldan gitmiş. Küçük kardeş bir iki iş baksa da olmamış. Çalışmak bana göre değil demiş. Zaten babamın mirasını alınca çalışmamada gerek kalmayacak diye düşünüp kafasında tilkiler dolaşmaya başlamış. Babasının cebine koyduğu üç beş kuruşu bir kaç kişiye vererek bunlar benim çalışanım, benim çok işlerim var diye babasını kandırıp mirasa konmak için plan yapmış. Ortanca kardeşte diğeri gibi zaten mirası alınca çalışmaya gerek olmayacak deyip babasının cebine koyduğu üç beş kuruş ile zenginler gibi giyinmiş. En büyük kardeş ise babasının verdiği para ile meyve alıp pazarda satmaya başlamış, kazandığı para ile daha çok meyve almış onu satmış, ve böyle böyle devam etmiş ve gerçekten o şehrin en saygın tüccarlarından olmuş.

Sonuç Olarak…

Gün gelip babalarının karşısına çıkmışlar. Büyük kardeş ile küçük kardeş çok sabırsızlarmış. Büyük kardeş ise mirastan ziyade babasını göreceği için heyecanlıymış. Büyük kardeş zaten çok zengin olduğundan miras umurunda bile değilmiş. Babaları gelmiş ve babalarının ellerini öperek başlamışlar nasıl zengin olduklarını anlatmaya. Babası hepsini dinlemiş. Ve şunu demiş ben yoksul bir köylüyüm, benim en büyük zenginliğin yaşadıklarım, benim sözümü dinleyen, çalışkan olmanızı söylediğim öğüdümü alan zaten mirasa ihtiyacı kalmaz. Benim en büyük mirasın buydu. Şimdi herkes kendi yoluna.

Küçük ve ortanca kardeş şaşırmışlar, ellerindeki son parayı da mirası alacağım umuduyla boşa harcadılar. Büyük çocuk onların tedirginliklerinden durumu anlamış. Babasını ve kardeşlerini de yanına alarak şehre varmışlar. Çocuk çok zengin olduğundan işlerin başına kardeşlerini de koyarak birlikte çalışmaya başlamışlar. Kardeşleri işlerine sıkı sıkıya bağlanıp babalarının öğüdünü tutmuşlar. Mutlu huzurlu bir ömür yaşamışlar.

Galip Hatip

Değerler Eğitimi

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?