Aşıklık Geleneği

Aşıklık Geleneği

İslamiyet öncesi Türklerdeki ozan-baskı geleneğinin kaybolması ile oluşmuştur.Hem telden, hem dilden(sazlı ve sazsiz) doğaçlama olarak şiir söyleme geleneğine aşıklık geleneği denir. Aşıklık geleneğinde şiir yazıp söyleyene aşık, söyleme biçimine ise aşıklama denir.
Aşıklık geleneği belli basamaklarla olusur;

Usta-çırak ilişkisi:

Aşıklar öncesinde bir ustanın yanında bulunarak ondan ders alırlar.Burada sabır çok önemlidir. Bazen çıraklık döneme çok uzun olabilir. Bu yolda sabredenler adlarını yasatirlar. Sabrın sonunda ise çırak ustasından hayır duası alarak icazet almış olur ve yoluna aşık olarak devam eder.

Mahlas alma:

Mahlas şairlerin kullandıkları takma isimlerdir. Ve her aşık çıraklık döneminden sonra bir mahlas alırlar. Öyle ki gün gelir kimse o aşığın adını bilmez. Bildikleri sade mahlaslaridir. (Mesela Veli desek kimse bilmez fakat Dadaloğlu dediğimizde herkes bilir) Mahlas alırken aşık ister kendi seçer isterse ustası ona layık olanı belirler. Ustası yeri de gelir onu bir sınava tabi tutarak onu sınar ve ona uygun bir mahlas belirler.

Bade İçme (Rüyada):

Bir şairin aşık olabilmesinin yolu ya usta yanında yetişmek ya da Bade içmekten geçer. Rüya halk edebiyatında gördüğümüz bir motiftir. Bade ile kastettiği, bir su, bir şerbet gibi içecekler ile nar,çekmek , üzüm gibi yiyeceklerdir. Bade rüyada üçler, besler, yediler, kırklar ya da bir tek pir tarafından verilir.

Saz Çalma:

Aşıklık geleneğinin en önemli unsurudur. Saz ile makam oluşturan aşık şiirlerini de bu makama göre yazar, söyler.

Atışma:

Aşıkların mizahi bir şekilde birbirlerini halk karşısında ignelemeleri, elestirmeleridir. Belli bir makam belirlenir, bir konu ortaya atılır ve sonrasında iki aşık hünerlerini sergiler.

Leb Değmez:

B,m,p,v,f dudak ünsüzlerin kullanmadan siir söylemedir. Aşıklar hastalıklarını sergilerler.Hatta daha da usta olanlar dudakları arasına iğne koyarak bunu yaparlar. B,m,p,v,f ünsüzlerin söylediklerinde iğne dudaklarına batar.

Muamma(Askı):

Bir kimsenin veya bir şeyin adını gizleyerek şiir yazmaktır. Muaammeyi çözmek zeka ister. Eskiden kahvelerde uzun tartışmalara, fikir yürütmekte ve yarışlara sebep olurdu. Ortaya para konur muaammeyi çözen paraya sahip olurdu. Kimse cozemezse para aşık olanın hakkı olurdu.

Tarih Bildirme:

İlk ya da son dörtlükler de sosyal hayatı derinden etkileyen savaş, kıtlık,sel,deprem vb. Olayların tarihi belge niteliği taşıması için yazılırdı. Ya da şair direk kendi doğumunu bu şekilde tarih olarak belirtildi.

Nazire Söylemek:

Sevilen, beğenilen bir şiirin kafiyesini, vezni ve redifini aynı tutarak yazılan benzer şiirlere denir.

Roman nedir, roman türleri nelerdir:

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?